Şanlıurfa'da "Eti senin kemiği benim" devri bitti: 50 yıllık ustanın acı itirafı!

Şanlıurfa’da 50 yıldır bakır işleme ve süsleme sanatını sürdüren 65 yaşındaki Halil Çalışır, bakırcılığa ilginin yeniden arttığını ancak çırak yetişmemesi nedeniyle mesleğin geleceğinin tehlikede olduğunu söyledi.

Şanlıurfa'da "Eti senin kemiği benim" devri bitti: 50 yıllık ustanın acı itirafı!

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Şanlıurfa'da yaşayan 65 yaşındaki hediyelik bakır eşya süsleme ustası, unutulmaya yüz tutan bakırcılık mesleğinin son yıllarda yeniden ilgi görmeye başladığını söyledi.

Kentteki bakırcılar çarşısında yaklaşık 20 metrekarelik dükkanında 50 yıldır bakır işleme ve süsleme işiyle uğraşan Halil Çalışır (65), mesleği sayesinde 7 çocuğunu büyüttü. Bakıra yönelik talebin son yıllarda arttığını belirten Çalışır, bakırın sağlık açısından faydalarına ilişkin yapılan bilimsel çalışmaların ardından vatandaşların bakır mutfak eşyaları ile hediyelik ürünlere daha fazla ilgi göstermeye başladığını dile getirdi.

Mesleğe küçük yaşlarda başladığını anlatan Çalışır, geçmişte çıraklık kültürünün daha yaygın olduğunu belirterek, "Eskiden babalar çocuklarını bir ustanın yanına teslim eder, 'Eti senin, kemiği benim' derlerdi. Biz de o şekilde yetiştik" dedi.

ÇALIŞIR: BAKIRA İLGİ VAR, ÇIRAK YETİŞMİYOR

Halil Çalışır, "Dededen bize kalan bu mesleği üçüncü kuşak olarak devam ettiriyorum. Bu işimiz yeniden değer kazanmaya başladı. Bakırın sağlık açısından faydalı olduğu bilimsel olarak açıklanmasıyla talep arttı. Eskiye nazaran bakır satışlarımız da artış oldu. Artık insanlar mutfaklarında bakırı kullanmaya başladılar. Alüminyum kanserojen yaptığı için bakıra yönelme oldu. Şanlıurfa'ya il dışında gelenler, bakır eşyalar alıyorlar. Burada müşterilerin talebine göre çalışıyoruz. Müşteriler sipariş verir biz de siparişlere göre süsleme işi yaparız. Eskiden babamız meslek öğrenmemiz için bizi bir ustaya teslim ettiğinde ‘Eti senin, kemiği benim derdi' biz de o şekilde yetiştik. Dayak yesek, eve söylediğimizde bir dayak daha evde yerdik. Bize o zaman ‘demek ki yanlış bir şey yapmışsın ki dayak yemişsin' derlerdi. Daha konuşamazdık. Şimdi bir çocuğa bir tokat atamayız. 5 dakika sonra sahibi geliyor. Meslekte eskisi gibi çırak yetişmiyor. Şimdi emeğe saygı gösteren de yok. Biz de ekmeğimizi kazanmanın peşindeyiz. Bu meslekte 10 yıl sonra kimse usta bulamayacak. Çünkü eleman yetişmiyor" diye konuştu.

Şanlıurfa'da "Eti senin kemiği benim" devri bitti: 50 yıllık ustanın acı itirafı!

İptal

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

0 Yorum

Daha fazla gösterilecek yazı bulunamadı!

Tekrar deneyiniz.